Geçmiş Zaman
Buraya karalamayalı uzun zaman oldu, biliyorum. Yazmaya niyetlendiğimde de, bir türlü balıklama dalamadım hayatımın bir bölümüne. Ben de dedim ki şöyle bir baştan alalım. Bunca zaman içinde neler öğrenmişim.. Bir bakalım:
İkili ilişkilerde her iki taraf da kendini ‘haklı’ kabul ediyormuş.
Savunma, insanların sadece kendilerini rahatlatan, asla ‘kabul görmeyen’ bir şeymiş.
Her şey başladığı gibi ‘devam’ etmiyormuş.
İnsanlar gerçekten de ‘göründükleri gibi’ değilmiş.
Kimseye körü körüne ‘güvenmemek’ gerekirmiş.
İnsanlar hayal edemeyeceğim kadar ‘yüzsüz’ olabiliyormuş.
Arkadaş gibi görünen insanlar sadece seni ‘kullanan’ insanlardan ibaret olabiliyormuş.
İnsanlar ‘yüzüme gülerken’, arkamdan kuyu kazıyormuş.
En alakasız kişiler bile, birilerinin lafıyla ‘dolduruşa’ geliyormuş.
Her işte bir ‘hayır’ varmış.
“Bir daha kimseye güvenmem.” derken, birileri sana tekrar güven tohumları ekebiliyormuş.
En iyi arkadaşlıklar, yıkık dökük arkadaşlıkların ‘üzerine’ kurulabiliyormuş.
Aynı ana babadan olmayan insanlar da ‘kardeş’ olabiliyormuş.
İnsanlar, sen ne kadar iyi niyetli olursan ol, mutlaka ‘arkandan’ konuşuyorlarmış.
Seni, arkandan ‘savunabilecek’ çok az kişi varmış.
Senin gibi ‘düşünebilen’ birileri bulunabiliyormuş.
Üniversite öyle ‘kolay’ bir şey değilmiş.
Stres insanı ‘hasta’ edebilecek boyuta gelebiliyormuş.
Hayatta her şey ‘kontrolümde’ olmuyormuş.
‘Göz’ diye bir şey gerçekten varmış.
Her şeye rağmen, ‘çalışınca’; oluyormuş.
İnsanların çoğu, sadece ‘dış görünüşe’ önem veriyormuş.
Biraz bakımlı olunca, insanların ‘tavrı’ bile değişebiliyormuş.
Bu, sanıldığı kadar ‘hoş’ bir his değilmiş.
Bazen en yakınların bile, ‘yapabileceğine’ inanmıyormuş.
Sadece ‘kız’ olduğun için, insanlar farkında olmadan sana ‘etiket’ler yapıştırıyormuş.
‘Gurur’, insanın gözünü kör edebiliyormuş.
İnsan gerçekten de en çok sevdiğiyle, büyük kavgalar ediyormuş.
Ne olursa olsun, ‘sevgi’ azalmıyormuş.
‘Özlem’ zormuş..
‘Zaman’ geçmek bilmiyormuş.
İnsan herkesin içinde ‘yalnız’ kalabiliyormuş.
Hayatta en önemli şey, ‘sağlık’mış.
“Benim başıma gelmez”, denilenler başa gelebiliyormuş.
Ateş gerçekten de sadece ‘düştüğü yeri’ yakıyormuş.
Hayat, kısaymış..
İnsan.. Değişebiliyormuş.
Her gün biraz daha büyüyormuş.
Önemli olan ,inadına.. “gülebilmekmiş”..
Hayatıma; kıyıdan köşeden, bir şekilde giren herkes bana bir şeyler öğretti, beni ‘ben’ yaptı. Bu yazı onlar için olsun..